Tuzla Kaplıcaları Termal Tesisleri :

Tuzla Kaplıcaları Sağlık ve Turizm Tesisleri İstanbul Tuzla İçmeler’inde bulunan çam ağaçlarıyla kaplı 70 dönümlük bir alan üzerinde kurulmuş, modern ve tarihi bir tesistir. Tesis resmi olarak turizm bakanlığından işletme alanında 1 yıldız, yatırım alanında 4 yıldızlıdır.

Tuzla Kaplıcalarına Ulaşım:
E5 Karayolunun 400 metre Güneyinde sahil yolu üzerinde, Sabiha Gökçen Havalimanına 17 Km. uzaklıkta Tuzla ilçesinde İçmeler tren istasyonunun yanında bulunmaktadır. İstanbul üzerinden her türlü ulaşımı çok kolaydır.

Kaplıca Suyu Özellikleri:
Sodyum Klorürlü (toplam NaCl 1300mg/L) mineralli hipotermal doğal çıkışlı su.

Kaplıca Donanımları:
1 adet kapalı termomineral su havuzu bulunmaktadır. 2 adet sıra banyo(küvet) bulunmaktadır. Ayrıca otel odalarına termomineral su verilmektedir.

Hekim ve Diğer Sağlık Personeli Durumu:
Tesiste part-time çalışan 1 fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman, 1 hemşire, masöz ve masörler bulunmaktadır.

Tuzla İçmeleri mineral kaynak suları :

1300 lü yıllardan beri insanlara şifa dağıtmakta birçok hastalığa doğal yoldan tedavi imkanı sağlamaktadır. Şifalı suların faydaları Çapa Tıp Fakültesi’nde Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji kürsüsü tarafından yapılan deneylerle onaylanmıştır.

Tuzla Kaplıcaları Nelere iyi gelir :

KABIZLIK (Bağırsak Tembelliği): Yedi günlük içme kürü metabolizmayı hızlandırarak, safra kesesi tembelliğini gidererek ifrazatı arttırıp bağırsak tembelliğini kalıcı çözüme kavuşturur. Her sabah aç karnına yataktan kalkar kalkmaz içilecek iki bardak mineral su sinirim sistemini ve tüm metabolizmayı rahatlatıp zindelikverecektir. Oturarak iş yapma durumunda olanların hastalığı olan kabızlık için sabah ve gün içinde su yerine mineral su içmek kolay ve sağlıklı bir çözümdür.
 
BÖBREKLER : Suyumuzun yüzyıllardan beri en meşhur bilinen özelliği böbrek taşı düşürme özelliğidir. Su içinde bulunan magnezyum, kalsiyum ve sülfat mineralleri böbrek ve idrar yollarındaki bazı taşları erittiği gibi yeni taş oluşmasını engelleyici etkiye sahiptir.İdrar yolu enfeksiyonlarında da yine iltihabı atma özelliği vardır. Mineralli sular böbrek fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olur.Böbrek taşı ve kumu için üç günlük içme kürü önerilir.
 
KRONİK BEL AĞRILARI VE FITIKLARI : Suyumuzun küvet ve havuzlarımızda 15-21 günlük banyo kürü olarak kullanılması halinde,basınç ağrı eşiğini düşürerek ağrı hissini azaltmakta ve havuz içi yapılan egzersizlerle bel hareketliliğini arttırmaktadır.
 
ÇOCUKLARDA SAĞLIKLI KEMİK GELİŞİMİNDE : Suyumuzun kemik mineral yoğunluğu üzerindeki olumlu etkisi magnezyum içeriği yanında, yüksek kalsiyum içeriği ile (221 mg/L) daha da kuvvetlenmektedir.
 
KARACİĞER VE SAFRA KESESİ HASTALIKLARI : Suyumuz safra kesesi tembelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkları tedavisinde çok iyi neticeler vermektedir. Ancak ilerlemiş siroz ve hepatit hastalıklarında kaplıcaya gitmek kanamayı ve akıntıyı arttıracağından tavsiye edilmemektedir. Kollesterol, lipit, trigliserit düşürmek için çok faydalıdır. İyi bir düşürücüdür. Safra kesesi ve sürekli bağırsak tembelliğinde en az yedi günlük içme kürü tavsiye edilir. Karaciğer bozukluğu ve yağlanması, kan metabolizması içinse yirmibir günlük içme kürü tavsiye edilir.
 
ROMATİZMALAR : Banyo kürü iltihabı romatizma da, ateşli devrede atladıldıktan sonra uygulanırsa destekleyici tedavi etkisi gösterir. Mafsallardaki ağrı azalır, ateş ve nabız normale döner, halsizlik ve iştahsızlık sona erer. Suyumuz özellikle romatizma çeşitlerinden romatoid arttritte çok iyi sonuçlar vermektedir. Bunun yanı sıra ameliyat sonrasında ortaya çıkan eklem tutkunluklarını ve ağrıyı azaltmada yararlıdır. Romatizmanın çeşidine ve devresine göre onbeş günlük veya yirmibir günlük banyo kürü tavsiye edilir.
 
ŞEKER HASTALIĞINDA : TuzLa içmeleri mineralli suları, pankreası düzenler çalışmasını engelleyen toksin ve asalakların atılmasını sağlar, pankreasın ensülin salgılama ve diğer görevlerini yapmasında etkili olur. Şekeri düşürür ve şekerin dokulara geçiş hızını arttırır, karaciğerin kana şeker verme hızını azaltır. Böylece vücudun şeker dengesini sağlar. Şeker hastalığı için yirmibir günlük içme kürü tavsiye edilir.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA : Magnezyumun kalp ve damar üzerindeki olumlu etkileri tüm ansiklopedilerde anlatılmaktadır. Magnezyumun suymuzuda bol miktarda mevcut olması kan yağlarındaki çözülüm ve atılımın yanı sıra kandaki pıhtılaşmayı çözücü olması literatür kaynak bilimsel yayınlardandır. Sıcak mineralli suların tansiyonu normal seviyeye getirme özellikleri vardır. Özellikle damar sertliğine bağlı tansiyon problemlerinde kaplıcalar çok iyi netice vermekte, dokuların solunumunu arttırarak damarları genişletmektedirler. Böylece kan dolaşımı normal seviyeye gelmektedir. 

MİDE HASTALIKLARI : Mineralli sular, mide salgılarını arttırarak sindirim sisteminin hareketini arttırırlar. Mide asidini nötralize ederek iltihabi süreçleri engellerler iyileştirici etki sağlarlar. Yemeklerden önce içilmesi halinde mide yanmasını önlerler. Midedeki yiyeceklerin sindirimini ve emilimini arttırırlar.
 
ŞİŞMANLIK : Suyumuz banyo kürü ve içme kürü şeklinde uygulandığında vücuttaki depolanmış yağları yakarak fazla kiloların atılmasını sağlar ayrıca böbrek faaliyetini arttırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda atılımını sağlar. Kilo vermede yirmibir günlük kür tavsiye edilir. Zayıflamak isteyenlerin yiyerek ancak üç günlük kür sonrasında her yemekten önce üç bardak mineral su içildiğinde sarkmasız sağlıklı zayıflama net bir sonuçtur.
 
CİLT SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI : Mineral sular ucuz bir güzellik iksiridir. Suyun içerdiği magnezyum ve potasyumun hücre yenileme ve söktürücülüğü sayesinde cilt için hem içme kürü hem de banyo kürü olarak kullanıldığında cilt sağlığı ve güzelliğinde önemli iyileşmeler sağlar. Kan dolaşımını arttırarak ciltteki yorgun ve solgun görünümü yok eder, canlı bir görünüm kazandırır. Ayrıca ciltteki akne ve sivilcelerin tedavisinde etkilidir. Cilt döküntüsü yaralar ve ciltte bozukluk için yirmibir günlük içme ve banyo kürü tavsiye edilir.
 
Tuzla İçmeceleri Tarihçesi :

Tuzla içmelerine dair elimizdeki en eski bilgiler, 1611 tarihli EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ’ ne dayanmaktadır. Evliya Çelebi Tuzla İçmelerinin ününü duyup gelmiş ve seyahatnamesinde Tuzla İçmelerinden bakın nasıl bahsetmiştir.
              “Efsaf-ı ab-ı müshilat, içme (bağırsakları yumuşak tutan içme suyu) Her sene mah-ı temmuzda kiraz mevsiminde cümle istambol’dan ve gayrı büleydelerden nice bin adem cem’olup çadırlarında bir saz(u) söz uayş ve nuş edüp kırk gün kırk gice leb’i deryada top u tüfenk ve fişenk şamdanları olur kim diller ile tab’ir ve tavsif olunmaz. Ehl’i derd olup ahlat-ı faside marazına mübtela olanlar bunda üç gün üç gice İçme suyundan nuş edüp biemrillahi Te’ala kimi istifrağ edüp sarı sarı ve yeşil yeşil safra ve sevda ve balgam ve ahlatlar çıkar kim rayiha-i habisinden adem helak mertebesine varır…”
               Tarihi bu kadar eskiye dayanan Tuzla İçmelerinin insan sağlığı için önemini anlayan Mustafa Kemal Atatürk’ ün emri ile 1927 yılında, arazinin imtiyaz hakkı üç doktor ve iki iş adamının kurduğu Anonim Şirkete verilmiştir.
               1927 yılında kurulan Tuzla İçmeler A.Ş. Günümüze kadar gelmekle birlikte 1970 yılından itibaren iyi işletilmemiş ve ihmal edilmiştir.
               1990 yılında Yönetim Kurulunun değişmesinden itibaren Tuzla İçmeleri yeni ve modern çehresine kavuşmaya başlamıştır.
               Yeni yönetim kurulu 1991 yılında bu eşsiz doğal zenginliği koruma altına aldırmak için anıtlar kuruluna müracaat etmiştir. Daha sonra 1993 yılında İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji AnaBilim Dalı Araştırma ve Uygulama Merkezi ile temasa geçilmiş kaynak suyu analizleri yaptırılmış, suyun nitelikleri ve tıbbi raporu tam olarak tespit edilmiştir.
               1990 yılından beri gerek Büyük İçmelerde gerekse Küçük İçmelerde yatırımlara başlanmış ve on yılların yıprattığı tesisler restore edilmiştir. Her şeyin ötesinde mineral suların ulusal bir hazine olduğunun bilincinde olan yönetimimiz üniversiteden destek ve danışmanlık alarak Tuzla Kaplıcalarının Türkiye ekonomisine en üst düzeyde katkısını sağlamayı amaç edinmiştir.